Create a Joomla website with Joomla Templates. These Joomla Themes are reviewed and tested for optimal performance. High Quality, Premium Joomla Templates for Your Site

Hymenoplasti(Kızlık Zarı Dikimi) Operasyonu

Kızlık Zar Dikimi / Himenoplasti Ameliyatları

Kızlık zarı toplumumuzda halen önemli bir olgu olarak algılanmakta olup, kliniğimize kızlık zarı ile ilgili sorular sık olarak gelmektedir. Kızlık zarı muayenesi ve kızlık zarı diktirme operasyonları kadın doğum doktorları  jinekologlar tarafından uygulanmaktadır.

Kızlık zarının bir diğer ismi tıbbi olarak hymen'dir. Kızlık zarı yırtılması sonucunda diktirme operasyonları yapılabilmektedir.

Kızlık zarı diktirme operasyonları bir başka deyişle  hymenoplasty (himenoplasti) denmektedir. 

Kızlık zarı hakkında bilinmesi gerekenler

Kızlık zarı (hymen), vajen girişinin hemen bir-iki santimetre içerisinde oluşan bir yapıdır. Bu yapı vajina girişinde kısmi bir darlık oluşturur. Kızlık zarının esnekliği sayesinde ve zarın ortasındaki açıklık sayesinde vajinadan gelen adet kanaması mümkün olmaktadır.

Kızlık zarı/Himen'in esnekliği, şekli,kalınlığı kadından kadına farklılık gösterebilmektedir.

Bazı kadınların kızlık zarı, cinsel ilişki sırasında kanama yapmayacak kadar elastik olabilmekteyken bazı kadınlarda kızlık zarı çok ince olup, çok hafif belli belirsiz kanaması olabilmektedir. Nadirende kızlık zarı, cinsel ilişkiye girmeyi engelleyecek kadar kalın ve yüksek kenarlı olabilmektedir. Bu durum kadınlarda anatomik nedenli vajinismusa neden olmaktadır. Bu yüzden de ağrılı ilişkiye giren ve veya cinsel ilişkiye giremeyen çiftler bulunmaktadır. Bu durumda mutlaka bir kadın doğum doktoru / jinekolog muayenesinden geçip durumunuzun netleştirilmesi son derece önemlidir.

Kızlık zarı kanaması her zaman olur mu, olursa da ne şekilde olur?

Kızlık zarı kanaması ilk ilişkiye girme sırasında, zarın anatomik ve esneklik yapısına bağlı olarak kanama meydana gelebilir. Kızlık zarı kanaması genelde az miktarda olmaktadır. Esneklik ve yapısına bağlı olarak da hiç kanama olmaya bilmektedir.

Sonuç olarak kızlık zarı kanaması kişinin zar yapısının özellikleriyle ilgili değişebilmekte genelde hiç kanamadan, az ve orta miktarda kanamaya kadar  değişebilmektedir. Aşırı zorlama veya anatomik problemde ve yeterli ıslanma olmamasına bağlı olarak kanama miktarı, ilgili sahanın yapısına bağlı olarak artmaktadır. 

Kızlık zarı yani himen (hymen); özellikle müslüman ülkelerde ve daha az oranda batılı ülkelerde inançlar ve sosyokültürel açıdan oldukça önemlidir. Bu yüzden bekâreti bozulan hastalar bu durumu oldukça önemsemekte ve de kızlık zarı onarımı talep etmektedirler. Kızlık zarı anatomik olarak vajinanın giriş kısmına yerleşmiş iç dudakların 1-1,5 cm içerisindedir ve iç dudaklara bağlıdır. Ortasında vajinal salgıların akmasına olanak tanıyan vajina açıklığı bulunmaktadır.

Kızlık zarı ilişki, mastürbasyon, travma veya muayene ile yırtılabilir. Yırtılma esnasında bir miktar kanama gelmesi beklenir ancak her zaman kanama olmayabilir ve bu da kişisel sorunlar yaratabilir.

Bazı tip kızlık zarları (hymen imperforatus) elastik kıvamdadır ve ilişki esnasında kanama yaratmayabilir. Bu tip kızlık zarları ancak doğum esnasında yırtılırlar. Kanama olmamasını başka bir nedeni de kızlık zarının damarsız olan bir kısmından yırtılması veya çok az kanama olup bunun vajinal salgılarla karışıp ayırt edilememesidir. Kızlık zarları anatomik olarak birbirlerinden farklı olabilirler; halka şeklinde himen annulare, yarımay şeklinde himen semilunare, dudak şeklinde himen labiale, iki delikli himen, çok delikli himen cribriformis, deliksiz himen imperforatus himen çeşitlerinden bazılarıdır. Kızlık zarının tamirinde esas amaç zarı eski anatomik yapısına kavuşturmak ve cinsel birleşme esnasında kanamanın meydana gelmesini sağlamaktır.

Kızlık zarı dikilmesi için bekaret bozulmasından sonraki cinsel yaşamın uzunluğunun, geçen sürenin fazla olması kızlık zarı onarımınına engel teşkil etmemektedir. Hatta doğum yapmış olanlarda bile onarım yapılabilmektedir. İki türlü himenoplasti-hymenoplasti ameliyatı bulunmaktadır. Bunlar geçici ve kalıcı ameliyatlardır. Geçici ameliyatlarda kızlık zarı artıkları mevcut bulundukları yerlerden serbestleştirilerek bir araya getirilir ve dikilirler. Bu yöntem evlenmeden 3-7 gün önce yapılmalıdır, çünkü geçici bir süresi kendisini korumaktadır. Bu yöntemin kanama garantisi bulunmamaktadır.

Asıl ve kalıcı olan ise vajina iç yüzünden alınan flep ile yapılan kalıcı kızlık zarı onarımıdır. Kızlık zarı onarımı sedasyon ve lokal anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat sırasında hiçbir şey hissedilmez, ağrı duyulmaz, bitiminde yürüyerek gidilebilir. Ameliyat sonrası herhangi bir iz kalmaz, dikiş almaya gerek olmamaktadır. Sonrasında günlük hayatınıza geri dönebilirsiniz. Bu yöntemle yapılan kızlık zarı tamirinde ilişki sırasında kanam oranı oldukça yüksektir. Kalıcı onarımı evlenmeden bir ay öncesine kadar istediğiniz zaman yaptırabilirsiniz.(Örneğin 3-4 yıl öncesinden bile yaptırabilirsiniz.)

Kızlık zarının onarımının ne zaman yapılacağı ise ameliyatın türüne bağlıdır. Kalıcı onarım her zaman yapılabilirken, geçici tamir evlenmeden 3-7 gün önce yapılabilir. Kızlık zarı tamiri bir kaç çeşit olabilir.

Kızlık zarının tipine ve yırtığının şekline bağlı olarak iki farklı dikim, onarım şekli vardır. En kesin olanı vajinal flep yöntemidir. En güvenilir yöntem budur, kalıcıdır.

Dikilen bir kızlık zarı mutlaka kanar mı diye kimse kesin garantisi veremez, ancak kalıcı onarımda büyük başarı sağlanmaktadır.

Dikilen bir kızlık zarının dikildiği uzman doktorlar dışında kimse tarafından anlaşılamaz. Onarım yapıldığını ancak uzman bir hekim anlayabilir, başkası anlayamaz. Kızlık zarı tamirinde dikiş almaya gerek yoktur. Ameliyat da kendiliğinden eriyen dikişler kullanıldığından dikiş almaya gerek olmaz.

Kızlık zarı dikilmesi ilişki sayısına ve süresine bağlı değildir, çocuk doğurmuş kadınlarda dahi kızlık zarı tamir edilebilir. Kızlık zarı tekrar tekrar onarılabilir, defalarca dahi tamir edilebilinir. Lazerin kızlık zarı tamirinde kullanılması ile birlikte bu konuda çok ciddi başarılı sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Lazerin başlıca işlevi ameliyatlarda yakma ve kesme amaçlıdır. Bu uygulamada yeri yoktur. Lazerle kesilen dokular dikilmesine gerek kalmayan dokular olup bu tür uygulamalarda dokunun tekrar eski haline getirilmesini imkânsız kılar.